Nasıl bir tanıtım vidyosu yapsak?
Üzerinde çalıştığımız bir proje için tanıtım vidyosu yapmayı düşünmekteyiz. Fakat daha önceki yazımda anlattığım gibi ciddi bir şey yapmak yerine, Epic Rap Battles of History gibi ünlü birini konuştursak mı? Projenin eğitimle ilgili olduğunu da söylememde fayda var.
Peki kimin konuşmasını istersiniz? Albert Einstein, Sir Isaac Newton, Leonardo Da Vinci, Ludwig van Beethoven, William Shakespeare??
Jessica Alba ve The Honest Co.
Jessica Alba’nın kim olduğunu herkes biliyor sanırsam. (Dark Angel diye James Cameron’un yapımcısı olduğu dizinin baş rolünde çok iyiydi, izleyin tavsiye ederim.) Kendisi de teknoloji yatırımcısı/girişimcisi kervanına katılmış ve The Honest Co. isimli güzide bir şirket kurmuş.
Şirketin ilgilendiği alan, ki çok başarılı olunabilecek bir niş, doğal bebek ürünleri. Günümüz evebeynlerinin birer sağlık manyağı olduğu ve yeni doğmuş çocuklarına yeterince para harcayamadıkları ön kabullerine dayanan Honest Co, “doğal” bebek bezi ve şampuan benzeri temizlik malzemeleri satmakta. İşin ilginç yanı, sitenin alışveriş yapmadan önce çocuğunuzun cinsiyetini, kilosunu ve yaşını sorduktan sonra çocuğunuzun odasının nasıl olduğunu sorarak maruz kaldığı kimyasallara göre ürünü kişiselleştirmesi. Bu seçimleri yaptıktan sonra Honest size aylık olarak gerekli bebek bezini ve temizlik malzemelerini Amerika’da yaşıyorsanız yolluyor.
Sonuç olarak, Birch Box‘un yarattığı “aylık deneme ürünler” modeli geliştirilerek güzel bir şirket yaratmışlar. Tabii ki arkasında dünyaca tanınan bir ünlünün olması da zarar vermese gerek. Ayrıca logosu da çok şık olduğunu belirtmem gerek.
Neden BlackBerry’ciyim
Sütçülük gibi bir şey değil bu.
Biliyorum herkesin iPhone’u çok güzel, Android’ler inanılmaz iyiler ve yer gök app kaynıyor. Ama ben BlackBerry’im ile mutluyum! Neden mi?
1) Kırmızı noktalıdır kendisi: Telefonumun bir koruyucu kap içinde olması ve herhangi bir şey olduğu zaman kırmızı ışıkla uyarması çok yararlı bir özellik. iPhone gibi telefonlarda sürekli “Mesaj var mı, biri aramış mı?!” diye bakmak zorunda kalıyor insanlar. Benim gibi BBcilerse, kırmızı ışığımıza bakıp hayatımıza devam ediyoruz.
2) BBM: Tartışmasız en iyi telefon mesajlaşma uygulaması BlackBerry’de. Hem gönderildiğinde “D” hem de okunduğunda “R” demesiyle ünlü olmasına rağmen, kullanımı çok kolay. Yurt dışında yaşayan kişilerle konuşmak için ideal. Her BB sahibinin kullandığını bildiğiniz için rahatlığı da cabası. Ayrıca BB’nin eposta sisteminin inanılmaz iyi olduğunu da belirtmek lazım.
3) Klavye: “Aman yareppi dokunmatik ekran!” zamanı biteli çok oldu. Rahmetli Steve amcamız ilk iPhone’u çıkartalı yıllar geçti ve dokunmatik ekranların “cool” faktörü benim için önemli değil. Cep telefonları hayatımızın bir uzantısı oldu ve verimlilik can alıcı nokta. Ayrıca benim kullandığım modelde hem dokunmatik ekran hem de qwerty klavye mevcut.
4)App’siz ekosistem: Herkesin diline pelesenk ettiği bir laf var. “Android’de X, iPhone’da Y kadar app var, BB’deyse çok az”. Evet çok az ve bundan çok mutluyum. BlackBerry App World’de ne 2313 tane osurma uygulaması var, ne de tonlarca zaman öldürücü oyun. Chatter(şirket içi koordinasyon programı), Evernote, Brick Braker, Twitter, Facebook, Bloomberg Mobile ve Garanti e-Trader uygulamalarımla mutluyum, huzurluyum.
Nasıl tanıtım vidyosu yapılır?
Basit. Kısa. Temiz. Eğer Nikon’daki gibi özelliklerini ön plana çıkaracağınız tek bir ürünününüz varsa sadece hoş bir müzikli olması, Path gibi kullanıcıları eğitmeniz gerekiyorsa bir çalışanınızın (ki bu durumda Leigh) ürünü anlatması en iyisidir. Ayrıca Path adlı iPhone ve Android app’inin gelecekte Facebook’un nasıl olacağını bizlere gösterdiği kanısındayım.
Doğru savaşı seçmek
Basecamp adlı proje yönetim programı (ki TurEduCo için kullanalım mı diye çokça düşünmeme sebep olmuştur) yirmiden az çalışana sahip olmasına rağmen on milyonlarca dolar kârı olan başarılı bir şirkettir. Şirketin kurucuları Jason Fried ve David H. Hansson adlındaki iki kişinin birlikte yazdıkları Rework adlı kitapta “Pick a Fight” adında bir bölüm vardır.
Kitabın bu bölümünde sıkça düşündüğüm bir cümle yazmaktadır. “If your competitor sucks, say so” yani “rakibinin kötüyse/beceriksizse, bunu söyle”. Aslında, yeni kurulmuş ya da küçük şirketler olarak amaç kimseyle hiçbir koşulda savaşmamak olmalı, çünkü yüzlerce çalışanı olan ve zaten şirketine sıcak para girişi olan şirketlerden her zaman kaçınmak lazım. Çoğu girişimci onları küçük veya eski yüzyılda kalmış yönetim anlayışlarına sahip oldukları düşünerek işlerini kurarlar ama onların gerçek gücü o kadar verimsiz olmalarına rağmen piyasada devamlılıklarını sürdürebilmeleridir. O yüzden olabildiğince büyük şirketlerin radarının altında uçmalı ve niş bir iş yaparak piyasaya girip mızrağın ucu taktiğiyle piyasada ilerlemenin amacı da budur.
Fakat gün gelir ki büyük ağabeylerle karşı karşıya gelmek zorunda kalınır. İşte o gün onların ne kadar kötü olduklarını bas bas bağırmak lazım, çünkü küçük şirketlerin en büyük farkları yeni oldukları için hedef kitleleriyle daha yakın bir ilişki kurmuş durumda olmalarıdır. Zaten büyük şirketleri çökertmek için elinizde bir iki mermi olduğu için yerinde kullanmazsanız başarısız olur ve unutulur gidersiniz. Bu yüzden doğru savaşı seçmek, bence, savaşı nasıl yönettiğinizden çok daha önemlidir. Umarım biz de açıkça savaşma günü geldiğinde rakiplerimizin büyük hatalarını değerlendirebiliriz.
2011′in en güzel yüzleri
TC Chandler adlı bir sıralama şirketi 2011 yılının en güzel yüzlü bayanlarını sıralamış. Sıralamada hak ettikleri yerde olmadıkları için gözüme çarpan isimler:
97: Rachel Bilson
96: Scarlett Johansson
90: Adelle
80: Rebecca Black (Bu kızın bu listede olması resmen şaka. Tanımıyorsanız SAKIN kim olduğuna bakmayın, özellikle şarkılarını dinlemeyin!)
77: Kaya Scodelario
58: Rachel Wood Hurd
57: Maggie Q













